POPÜLER KÜLTÜR

Popüler kültür “kendiliğinden yerel olarak yaratılan” anlamına gelir. Üretimin ve tüketimin yerel çapta yapıldığı dönemlerde popüler kültürle halk kültürü arasında büyük fark olmamakla beraber günümüzün kitlesel üretim ve tüketim düzeniyle beraber popüler kültür, Pazar ekonomisinin bir parçası olmuştur.

İnsanlar kendi eşyalarını, çocuklarının oyuncaklarını, bölgesel ve yöresel boş vakit geçirme uğraşlarını uluslararası ürünlerle, hizmetlerle ve eğlencelerle değiştirdiler. Bu değişim sürecinde insanların beğenileri ve tercihleri uluslararası ürünlerle şekillendi. Kitlesel üretimle beraber toplumdaki insanların büyük bölümünün üretmediği, tükettiği bir dönemdeyiz.

Günümüzdeki biçimiyle popüler kültür “çoğunluk tarafından izlenen, tutulan, tercih edilen kültür” anlamına gelmektedir.

Popülerleştirme sürecinde iletişim araçları önemli rol oynamaktadır. İletişim araçları seçilmiş insanları, ürünleri veya hizmetleri kitlelerin hoşuna gidecek bir şekle sokarak onları tüketilecek ürünler haline getirir. Burada dikkat edilmesi gereken konu “popülerleştirilen insanların, ürünlerin veya hizmetlerin seçimini kim yapmaktadır?” sorusudur. Bahsedilen seçimi ilgili alandaki güç sahipleri yapmaktadır. Hangi ürünün pazarlama iletişimi çalışmalarının daha yoğun yapılacağını ilgili kurumun pazarlama iletişimi sorumluları, hangi sanatçının tanıtımının daha fazla yapılarak “ünlü” hale getirileceğini plak şirketi sahipleri gibi alanın güç sahipleri, karar vericileri belirlemektedir.

Reklam ve halkla ilişkiler çalışmaları popülerleştirme, popüler kültür ürünü haline getirme sürecinde kullanılan araçların başında gelir. Öte yandan bu süreç kolay bir süreç değildir. Uzmanlar son modayı takip etmeye, ilgili alandaki değişen trendleri yakalamaya mecburdur. Değişimlerle bu kadar yakından ilgilenmenin yanında tüketiciye “bu ürünü almaya mecbursunuz, bu ürün olmadan mutlu olamazsınız, başarılı, güzel, sevilen ve takdir edilen biri olmanın yolu bu ürünü kullanmaktan geçer” gibi mesajları doğru bir dille iletmek durumundadırlar.

POPÜLER KÜLTÜR HEM TOPLUMUN İLGİ VE YÖNELİMLERİNİ YANSITIR HEM DE BU İLGİ VE YÖNELİMLERİ YÖNETİR

Kültür yaşayan canlı bir süreçtir. Tek tip dışarıdan ithal edilen kültür kabul ettirilemez. Popüler kültürü halk kendisi üretir. Üretirken de etrafındaki kaynakları kullanır. Kitle iletişim araçları bu kaynakları yaratarak halka seçenekleri sunarlar. Halkın ürettiği popüler kültür ürünlerine basit bir örnek olarak eskiden ülkemizde televizyonların üzerine örtülen danteller verilebilir. Bu örnekte dönem için yeni bir ürün olarak televizyon, halkın kendi kültürel öğeleriyle bir senteze gitmiştir.

Halk tarafından yaratılan popüler kültür ürünleri sonradan kitlesel olarak üretilebilir. Yırtık kotların üretici firmalar tarafından imal edilmesi buna bir örnektir. Gençler satın aldıkları kotları kendileri yırtarak bireysel farklılıklarını ortaya koyup “özgürleşirken”, moda olan bu akım firmaları eskitilmiş, yıpratılmış ve üzerinde yırtıklar bulunan kotlar üretmeye itti. Bunun gibi örneklerde kurumların modayı, trendleri ve akımları yakından takip ettiklerini görüyoruz.

Ürünleri ya da hizmetleri amaçları dışında ya da farklı şekillerde kullanmak da popüler kültürle ilgilidir. Yukarıda verdiğimiz yırtık kot örneği, arabaların ekstra aksesuarlarla süslenmesi gibi örneklerde bireyler kendilerince bir stil yaratarak ürünü kendileri ve ait oldukları topluluk için anlam taşıyan bir hale getirmektedirler.

Popülerleştirme ürün ya da hizmet dışındaki alanlarda da kendini gösterir. Araştırmacılar alışveriş merkezlerine giden kitleleri incelediklerinde insanların bu merkezleri alışveriş amacı dışında da kullandıklarını görmüşlerdir. Özellikle gençler sosyalleşmek için, markaların son sezon ürünlerini öğrenmek için ya da özellikle kış aylarının zor şartlarında dışarıda vakit geçirmemek için kullanmaktadırlar.

Popüler kültürde modaların, trendlerin ve akımların hızlı bir şekilde değişmesinin en önemli sebeplerinden biri tüketimi devam ettirmektir. İnsanlar başkaları tarafından beğenilmek ve sosyal alanda kendilerini gösterebilmek için tüketime devam etmek zorunda hissettirilirler. Reklam ve Halkla ilişkiler çalışmaları bu noktada hayati bir rol oynamaktadır. Kurumların ve markaların ardı ardına reklam kampanyaları düzenlemelerinin başlıca sebeplerinden biri de yeni ürünleri satabilmek adına tüketime devam etme zorunluluğudur. Böyle bir ortamda ise tek başına bir reklam gerekli etkiyi yaratmaktan uzaktır. İzleyici gördüğü bir reklamla markanın daha önceki reklamlarını hatta rakiplerinin reklamlarını tekrar hatırlayabilir. Benzer bir etkiyi haberler de gerçekleştirir. İzleyici benzer içerikli daha önceki haberleri zihninde birleştirme eğilimindedir.


%d blogcu bunu beğendi: