HOFSTEDE VE KÜLTÜRÜN BOYUTLARI


Geert Hofstede kültürlerarası iletişim alanında önde gelen bir sosyolog ve örgütsel sosyoloji uzmanıdır.

Kültürleri temel olarak ikiye ayırır:

  1. Ulusal
  2. Örgütsel

İkiye ayırdığı kültürleri açıklayabilmek için 5 parametre sunmuştur

1. Güç aralığı (Power Distance)

    Güç aralığı boyutu toplumda zayıfların, güçlülerle ilişkisi üzerinde durur. Dar güç aralığı ve geniş güç aralığı olarak ikiye ayırır.

    Dar güç aralığının olduğu ülkelerde toplumdaki zayıflar daha demokratik ve eşitlikçi ilişkiler beklerler. Örneğin dar güç aralığının tecrübe edildiği ortamlarda çalışanlar üstleri ile iletişimlerinde daha rahattırlar ve alınan kararları eleştirebilirler. Hofstede’in araştırmalarına göre “dar güç aralığı” batılı ülkelerde daha sık görülür.

    Geniş güç aralığı ise Asya ülkelerinde görülür. Zayıf olanlar otoriteyi kabullenirler ve sorgulamazlar. Hiyerarşiye uyarlar. Askeri düzen geniş güç aralığı olan bir düzendir.

    2.Bireycilik ve Toplulukçuluk (Individualism)

      Kültürün üyelerinin kendilerini nasıl tanımladıkları ile ilgilenen boyuttur.

      Bireyci kültürlerde kişiler kendilerini toplumdaki diğer kişilerden bağımsız olarak tanımlarlar. Kendi istekleri ve hedefleri doğrultusunda hareket ederler.

      Toplulukçu kültürlerde kişiler kendilerini ailelerinin veya önemli hissettikleri toplulukların bir parçası olarak tarif etmektedirler. Topluluğun çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koyarlar.

      Gelir (ulusal gelir) düzeyi arttıkça bireyciliğe doğru ilerlendiği iddiası vardır.

      3. Erkeksilik – Kadınsılık (Masculinity)

      Erkeksilikte, erkeklere özgü klişeleşmiş iddiacılık, rekabet, hırs gibi değerler; kadınlıkta ise ilişkilere verilen değer, eşitlik, yaşam kalitesi gibi kavramlar öne çıkar.

      Erkeksi kültürlerde bireyler güç ve başarıyı ön planda tutarlar. Bu kültürün egemen olduğu toplumlarda kadın ve erkek rolleri arasında kesin ayrım vardır. Uyuşmazlıklar tartışılarak çözülür.

      Kadınsı kültürlerde kişiler arası uyum ve anlaşma önemlidir. Çatışmaya gitmektense örtbas etme yoluna gidilir. Mutluluk ve huzur başarı ve güç elde etmekten daha ön planda tutulur.

      4. Belirsizlikten Kaçınma (Uncertainty Avoidence)

      Bu boyut kültürün üyelerinin bilinmeye karşısındaki korku ve tedirginliğini ölçer.

      Belirsizlikten kaçınmanın kuvvetli olduğu toplumlarda kişiler net, açık kurallar isterler. Çalışanlar iş arama sürecinin belirsizliğinden tedirgin oldukları için bir işyerinde uzun süre çalışma eğilimindedirler.

      Belirsizlikten kaçınmanın zayıf olduğu kültürlerde ise kuralların esnek olması bireyleri rahatsız etmez. Bu toplumlarda veya topluluklarda çalışanlar işlerini daha sık değiştirirler.

      5. Uzun ve kısa döneme yönelme (Long-term orientation)

      Bu boyutta geleceğe verilen değerle geçmişe verilen değer arasındaki fark dikkate alınır.

      Uzun döneme yönelen toplumlarda kişiler geleceğe yönelik hareket ve tavırlara değer verirler. Israr, azim, tutumluluk, utanç bu toplumlarda baskın olan kavramlardır.

      Kısa döneme yönelen toplumlarda geleneksel değerlere bağlılık, haysiyet önemlidir. Bugüne ve geçmişe bağlı, eskiye dayanan hareket ve tavırlara değer verilir. Kuralcı yaklaşımlar, geleneklere saygı, değişime direnç gibi kavramlar öne çıkar.

      Uzun döneme yönelen batılı toplumlarda bir konunun özüne inmek, sadede gelmek önemlidir. Geleceğe yönelik işe başlamak isterler.


      %d blogcu bunu beğendi: