KÜLTÜR KAVRAMI

Kültür Nedir?

Yabancı bir kelime olarak yurtdışındaki anlamlarına baktığımızda birbirinden farklı alanlarda kullanıldığını görüyoruz.

  • İngilizce’de “Cultuvation – yetiştirmek” şeklinde ilk önce tarım, ziraat alanlarında kullanılan terim yüzyıllar içerisinde yavaş yavaş başka alanlara da yayılarak “uygarlık” sözcüğünün eş anlamlısı olarak kullanılmaya başlandı.

Bugün kültür terimi 3 temel anlamda kullanılır:

  1. Entelektüel, estetik, ruhsal gelişmişlik düzeyini belirtmek için. Örneğin edebiyattan, müzikten, resimden ya da yemekten iyi derecede anlamak gibi
  2. Bilim alanında özellikle de biyoloji de kullanıldığı gibi organizmaların yetiştiği ortamı adlandırmak için Örneğin bu anlamın gündelik kullanımlarından biri “kültür mantarı” terimidir.
  3. Antropologların ya da diğer davranış bilimcilerin kullandığı şekliyle:

“KÜLTÜR BİR İNSANIN, GRUBUN YA DA TOPLUMUN YAŞAM BİÇİMİNİN TÜMÜNÜ, FAALİYETLERİNİ, İNANÇLARINI VE GÖRENEKLERİNİ TANIMLAYAN KAVRAMDIR”

Medya kültür ve toplum dersi 3. temel anlam çerçevesinde kültür kavramını ele almaktadır.

Kültür terimi bu anlamıyla ilk kez 1871 yılında Edward Tylor tarafından kullanılmıştır:

“Kültür, insanın bir toplumun üyesi olarak edindiği bilgi, inanç, sanat, yasalar, ahlak, gelenekler ve diğer yetenekleri ve alışkanlıkları içeren karmaşık bir bütündür.”

Kültür üzerine çalışan bilim adamları ve düşünürlerin bazı tanımlamaları da aşağıda verilmiştir:

“Kültür, biyolojik bağlardan bağımsız olarak nesilden nesile aktarılarak miras kalan davranışlar ve eylemlerin ürünlerinden oluşur.”

T. Parsons (1949)

“Kültür, bir gruba üye olan insanları diperlerinden ayıracak şekilde zihnin toplumsal olarak programlanmasıdır.”

G. Hofstede (1984)

“Kültür öğrenilen ve paylaşılan davranış kalıpları ve modelleridir. Bu kalıp ve modeller sosyal ilişkilerin her alanında kendilerini gösterirler. Kültür insanoğlunun uyum sağlamak için kullandığı en önemli yöntemlerdendir.”

L. Damen (1987)

KÜLTÜR,

  • Değişkendir

Kültür insanların topluluklar içerisinde yaşamaya devam etmeleri için önemlidir fakat değişimlere açıktır. Örneğin 50 yıl öncenin İstanbul kültürüyle günümüzün İstanbul kültürü arasında farklılıklar vardır.

KÜLTÜR DURMADAN DEĞİŞİR VE İNSANLARIN ZİHNİNDE VAROLDUĞU İÇİN KOLAYLIKLA KAYBOLABİLİR.

Konuşulan diller, binalar, sanat eserleri ve diğer insan yapımı şeyler kültürün aracıdır ve başka kültürlerden gelen insanlar tarafından farklı algılanabilir.

  • Doğal değildir

Kültür ve doğa birbirine zıt kavramlardır. Doğal hayatta insan topluluklarındaki davranış normları, töreler yoktur.

  • Öğrenilir

Doğal olmadığı için yani içgüdüsel olarak insan tarafından bilinmediği için kültür nesilden nesile aktarılarak ilerler. Paylaşılmazsa yok olur. Örneğin bir dili konuşan insanlardan sonuncusu ölürse bu kültürün de artık yok olma sürecine girdiği anlamına gelir.

  • Kümülatiftir

Kültür birikerek ilerler. Eğer bir kültür canlı ise zamanla yeni nesiller yaşadıklarını edindikleri tecrübeleri kültürlerine yansıtırlar ve kültürü etkilerler. Yeni nesiller önceki nesillerden daha fazla bilgiye kültürün bu özelliği sayesinde sahip olur.

  • Nedensizdir

Kültürün bilimsel dayanakları yoktur. Kültür hakkında sadece tarihsel süreci biliriz. Mantık çerçevesinde oluşmadığı için dış etkilerle kolay kolay değişmezler. Örnek olarak nesneler ve eşyalar ya da canlılar için kullandığımız terimleri verebiliriz. Bu terimlerin neden ilgili şeyi adlandırdığını bilemeyiz (kedi, masa gibi kelimeler neden işaret ettiği nesne ya da canlıyı adlandırıyor? Sorusunun mantıklı bir cevabı yoktur!)

  • Fonksiyoneldir

İnsanların birbirini tanımasına nasıl davranacaklarını öngörmelerine sosyalleşmelerine yardımcı olur.

  • Toplumsaldır

  • Değer Yüklüdür

  • Kural Koyucudur

Kültür insanların davranışlarını düzenler dolayısıyla toplumsal kurallar oluşturur. Farklılıklar yaratır. Örneğin komşu şehirlerin ya da komşu ülkelerin kurallarının gelenek ve göreneklerinin değişik olması aralarındaki farkı vurgular.

Kültürün dört bileşeni vardır:

  1. Değerler:

Hayatta önemli görülen şeylere dair fikirlerden oluşur

2. Normlar:

İnsanların farklı durumlarda nasıl davranması gerektiğine dair beklentilerdir

3. Kurumlar:

İçinde değerlerin ve normların paylaşıldığı aktarıldığı yapılardır.

4. İnsanların bıraktıkları eserler:

Bir kültürün değerlerinden ve normlarından doğan kültürün maddi yönüdür.

Kültürün Katmanları:

1. Evrensel Kültür:

Dünyanın neresinde olursa olsun tüm insanların paylaştığı değerler

Örneğin dil kullanmak, insanları cinsiyet ve yaş ile sınıflandırmak, aile yapısına ve akrabalık ilişkilerine sahip olmak, toplumsal kurallar koymak.

2. Üst Kültür:

Belirli toplumları belirleyen gelenekler bütünüdür.

3. Alt Kültür:

Kalabalık topluluklarda ya da toplumlarda nüfusun sağladığı çeşitlilik, birbirinden farklı alt grupların ortaya çıkmasına yol açar. Genelde ortak bir kimlik dil ya da lehçe, yemek geleneği ya da dünya görüşü farklılığının oluşmasında belirgin bir rol oynar.

Kültür ve toplum kavramları arasındaki fark:

Kültür davranışların ve görüşlerin toplamı iken toplum birbiriyle etkileşim, karşılıklı iletişim halindeki insanlar bütünüdür.

Kültür ve toplum kavramları birbiri ile yakından ilgili kavramlardır.

KÜLTÜR TOPLUM İÇERİSİNDE YARATILARAK PAYLAŞILIR!

KÜLTÜRÜN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ

  • Kültür uyum mekanizmasıdır

Kültür insanlar arasındaki paylaşımı ve bilgi alışverişini olanaklı kıldığı ve kolaylaştırdığı için insanların çevrelerine uyum sağlayarak yaşamalarına yardımcı olur.

  • Kültür öğrenilir

Kültür içgüdüsel değildir. İnsanlar doğumlarından itibaren toplumsal kuralları, dili ve kültürel özellikleri öğrenmeye başlarlar. Her nesil öğrendiklerinin üstüne kendi tecrübelerini ve icatlarını ekler. Bu süreç içerisinde kültürel birikim çoğalarak ilerler.

Kültürel değişimin hızı gitgide artmaktadır. Günümüzde Birkaç yılda bir insan hayatını değiştiren teknolojik gelişmeler yaşanmaktadır.

  • Kültürler Değişir

Kültürel birikim, kültürel bilginin her alanında geçerli değildir. Yeni özellikler eski özelliklerin kaybolmasına yol açar.

Bütün kültürler değişir fakat değişim oranları ve kültürlerin değişen yönleri toplumdan topluma farklılık gösterir.

Değişim bir kültürün içindeki dinamiklerden kaynaklanabilirken başka kültürlerle yaşanan etkileşim de değişikliğe yol açabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken nokta büyük değşimler karşı toplumların direnç göstermesidir.

  • Bireyler Kendi Kültürlerinin Bilincinde Olmayabilirler

Günlük yaşamdaki hal ve tavırlarımız bize “doğal” gözükür. Kültürümüzün içinde olduğumuzdan ve çok iyi bildiğimizden böyle hissederiz. Kültürel değer ve normların “doğal” olmadığını çoğu zaman başka kültürlerden insanlarla karşılaşınca fark ederiz.

Tüm toplumlardaki ortak tepki başka kültürleri kendi kültürüne, kültürün değerlerine dayanarak yargılamasıdır. Medya da bu noktada oldukça etkilidir.insanlar kendi görüşlerine uygun yayın organlarını takip eder. Halkla ilişkiler ve reklam profesyonelleri de hedef kitlesine ulaşabilmek için bu farklılıkları göz önüne almak zorundadır.

Farklı kültürler üzerinde sağlıklı görüşler elde edebilmek için “kültürel görecelilik yaklaşımı” na ihtiyaç vardır. Bu yaklaşım şaşırma, iğrenme, ayıplama gibi gündelik hayata dair yaklaşımları bırakıp kültürün farklı yönlerini anlamak için gereklidir.

  • Kültürü tamamı ile bilemeyiz

Bir kültürün içinde doğup büyüsek bile bilemediğimiz yönleri olabilir. Cinsiyetten doğan farklar en önemli örneklerdir. Kültürün karşı cinse ait taraflarını tam anlamı ile bilemeyiz. Sosyal sınıflara, mesleklere, dini gruplara özel kültürel bilgiler başkaları tarafından bilinmiyor olabilir.

İletişim uzmanları için bu önemli bir noktadır. Farklı alanlardan kültürün farklı taraflarını temsil eden kişilerle ortak çalışma süreçlerine girebiliriz. Farklı konularla ve kültürün alışık olmadığınız tarafları ile ilgili bilgi ve tecrübeyi çabuk bir şekilde edinmek ilgili alanda yetkinleşmek gerekmektedir.

About these ads

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: